Pijamaskeliler Masalı
Gecenin kadife karanlığı şehrin üzerine yavaşça çökerken, sokak lambaları birer birer yanıyor, gökdelenlerin camları yıldız gibi parlıyordu. Bu gecenin diğer…
Gecenin kadife karanlığı şehrin üzerine yavaşça çökerken, sokak lambaları birer birer yanıyor, gökdelenlerin camları yıldız gibi parlıyordu. Bu gecenin diğer…
Bir zamanlar, Renkli Orman’ın kıyısında yaşayan Aras adında bir çocuk vardı. Aras’ın kalbi hem güçlü hem de karmakarışıktı. Bazen öfkelenir,…
Güneş, yumuşak sarı ışıklarıyla ufku boyarken, küçük bir ormanın kıyısında yaşayan Elif henüz uykusundan yeni uyanmıştı. On yaşında, hayal gücü…
Ormanın kıyısına kurulmuş, sessiz ve huzurlu bir kasaba vardı. Bu kasabanın en sevilen yeri ise çocuk parkıydı. Parkın tam ortasında,…
Uzak bir ülkede, toprağı bereketle parlayan bir vadide, ilginç bir gelenek vardı. Her yıl sonbahar geldiğinde, köydeki herkes en güzel…
Morningdale Parkı’nda güneş daha yeni uyanmıştı. Kuşların yuvarlanan notalar gibi dağılan sesleri, çimenlerin üzerine işleyen çiğ damlacıklarıyla yarışıyordu. İşte tam…
Kış sabahlarının o büyülü sessizliği şehrin üzerine tekrar çökmüştü. Her yer karla kaplıydı, sokak lambaları bile bembeyaz tanelerin altında bir…
Şehrin sokakları kışın ince bir sessizliğe bürünmüştü. İnsanlar paltolarına sarılmış, vitrinlerdeki ışıklara bakarak yürüyordu. Her yer bir hazırlık içindeydi; yaklaşan…
Sabah güneşi henüz mahallenin taş sokaklarını hafifçe aydınlatmıştı. Hava serin, kuşlar telaşlı, dünya da sanki büyük bir maçın ilk düdüğünü…
Gökyüzünü mesken tutan nesneler genelde kuşlar olur, balonlar olur, belki biraz cesaretli rüzgârlar… ama bir sandığın havalanması her çocuğun aklına…
Şans Ormanı, neşesiyle ünlü bir yerdi. Gündüzleri yapraklar dans eder, geceleri yıldızlar ağaçların dallarına ışık serperek uykuya dalardı. Fakat bir…
Gökyüzünün yumuşacık bulutlara gömüldüğü, toprağın ise sıcacık bir yorgan gibi koktuğu güzel bir sabah vaktiydi. Güneş yeni uyanmış, ağaçların yapraklarına…
Gökyüzü bazen insanı şaşırtacak kadar oyuncu olur. Hele ki o sabah, rüzgârın usulca estiği, güneşin dağların ardında yeni yeni parladığı…
Kasabanın en eski taş sokaklarında akşamın moru yavaşça yayılırken, küçük Lira, elindeki ince kutuya daha sıkı sarıldı. Kutunun üstündeki solmuş…
Uçsuz bucaksız meşe ormanının içinde, toprağın altında dev bir şehir vardı. Bu, Karınca Krallığıydı. Yüzlerce tünel, binlerce oda, her odada…
Güneş, Ormanpınarı kasabasının üzerine gülümsüyordu. Yaz tatilinin son günüydü. Kuşlar bile bu heyecana ortak olmuş gibi daha canlı ötüyordu. Fakat…
Bir sabah Purin’in yaşadığı mahallenin sokakları, rüzgârın taşıdığı çiçek tozlarıyla ışıldıyordu. Purin o sabah her zamankinden erken uyanmıştı; kafasındaki kahverengi…
Rüzgâr Çayırı, çocuk kahkahalarının rüzgâra karıştığı, çiçeklerin dans ederken fısıldaştığı, her sabah güneşin çayırlara süt dökmüş gibi parlak bir ışık…
Cinnamoroll, sabahları her zamanki gibi şehrin üzerinde süzülerek güne başlıyordu. Kuyruğu kabarıktı, kulakları uzundu ve gökyüzü onu her zamanki gibi…
Gökyüzünün pamuk şekerine benzediği, rüzgârın gül koktuğu, bulutların ise oyun oynamayı çok sevdiği bir diyarda küçük, sevimli bir tavşan yaşarmış:…
Gökyüzü o sabah mor ve pembe tonlarında bir tablo gibiydi. Uzakta, Dreamland adlı sevimli bir kasaba, sabahın ilk ışıklarıyla uyanıyordu.…
Bir zamanlar, rüzgârın usulca estiği, sokak lambalarının altına gölgeler düşüren küçük bir kasabada Kara Kedi adında bir kedi yaşardı. Gözleri…
Bir zamanlar, ormanın kıyısında, küçük bir köyde yaşayan Lila adında neşeli bir kız çocuğu varmış. Lila’nın en sevdiği şey, müzik…
Bir zamanlar, kocaman bir ormanın kenarında, güneşin altın ışıklarıyla ışıltı saçtığı bir çayırda iki dost yaşarmış: biri neşeli, biraz tembel…
Sabah güneşi, ormanın üzerinde altın bir perde gibi parlıyordu. Çiçeklerin üzerine düşen damlalar minik kristaller gibi ışıldıyor, kuşlar dalların arasında…
Bir zamanlar, bulutların ardında, gökyüzünün mavisine komşu küçük bir havaalanında yaşayan Beyaz Uçak adında sevimli bir uçak varmış. Parlak gövdesi,…
Bir zamanlar, yağmurun hiç eksik olmadığı, gri bulutların gökyüzünü sarmaladığı küçük bir kasaba varmış. Bu kasabada, herkesin evinde mutlaka bir…
Bir varmış bir yokmuş… Uçsuz bucaksız yeşil tarlaların ortasında, küçük bir çiftlikte minicik bir civciv dünyaya gelmiş. Adını “Pıtır” koymuşlar.…
Bir zamanlar, gökyüzü kadar geniş tarlaların arasında, çiçek kokularının birbirine karıştığı küçük bir köy varmış. Bu köyde, minik ama çok…
Bir zamanlar, uzak bir ormanda Mutlu Fil adında kocaman, sevimli bir fil yaşarmış. Güneş doğarken neşeyle hortumunu havaya kaldırır, ağaçlara,…
Sabahın ilk ışıkları ufku turuncuya boyarken, küçük bir kasabada horozların sesi yankılanıyordu. Bahçede güller açmış, çiçeklerin kokusu eve dolmuştu. O…
Bir zamanlar, rüzgârın eski şarkılar söylediği, dağların sislerle gizlendiği küçük bir köy vardı. Bu köyün en meraklı çocuğu Derin adında,…
Derin denizlerin kalbinde, güneş ışıklarının artık ulaşamadığı bir yerde, kimsenin tam olarak nereden geldiğini bilmediği mor renkli bir denizaltı yaşardı.…
Bir zamanlar, karlı dağların eteğinde, ormanla çevrili küçük bir köy varmış. Bu köyde, herkesin dilinde dolaşan gizemli bir hikâye varmış:…
Bir zamanlar, küçük bir kasabanın kenarında sarmaşıklarla kaplanmış, eski bir ev vardı. Evin önünde, herkesin dikkatini çeken parlak yeşil bir…
Bir zamanlar yemyeşil bir ormanda, sabahları güneşin ilk ışıklarıyla cıvıldayan bir kuş yaşarmış. Adı Çapkın’mış. Tüyleri gökkuşağı gibi renk renk,…