Sallanan Mutlu Beşik Masalı

Mine Kaya 10 Okuma Süresi: 5 dk Bebek Masalları
Sallanan Mutlu Beşik Masalı
TakipciAPP.com.tr

Bir varmış, bir yokmuş. Uykunun pembe bulutlara benzediği, gecenin yumuşacık bir battaniye gibi evlerin üstüne serildiği bir zamanda, küçük bir evde Tosun adında tatlı mı tatlı bir bebek yaşarmış. Tosun’un yanakları pofuduk, elleri minicik, gözleri ise ışıl ışılmış. Gündüzleri gülümsemeyi, akşamları ise annesinin sesini dinlemeyi çok severmiş.

Tosun’un odasında en sevdiği şey, pencerenin yanında duran güzel beşiğiymiş. Bu beşik bembeyazmış. Kenarında küçük yıldız desenleri, üstünde de yumuşacık bir örtü varmış. Ama onu özel yapan şey görüntüsü değilmiş. Bu beşik, çok tatlı sallanırmış. Ne hızlı, ne sert. Tam bebeklerin sevdiği gibi, usul usul, huzur huzur… Bu yüzden herkes ona Sallanan Mutlu Beşik dermiş.

O gece gökyüzünde yuvarlak, parlak bir ay varmış. Perdenin arasından odaya incecik ay ışığı süzülmüş. Odanın içinde sessizlik değil, huzur varmış. Sanki her şey Tosun uyusun diye yavaşlamış. Rüzgâr bile pencerenin dışında sessizce dolaşıyormuş.

Tosun, beşiğinin içinde sırtüstü yatıyormuş. Gözleri biraz uykuluymuş ama hâlâ etrafı merakla izliyormuş. Küçük ayıcığı yanına uzanmış. Tavandaki gölgeler bile usul usul bekliyormuş.

Beşik hafifçe sallanmış.

Tosun, bu gece çok tatlı görünüyorsun, demiş beşik ince, yumuşak bir sesle.

Tosun gözlerini kırpıştırmış. Önce şaşırmış, sonra minik dudaklarıyla gülümsemiş.

Sen konuşabiliyor musun? demiş Tosun tatlı bir sesle.

Elbette konuşabiliyorum, ama sadece geceleri, sadece huzurlu bebeklerle, demiş Sallanan Mutlu Beşik.

Tosun çok sevinmiş. Küçük ayıcığını kucağına almış.

Ben huzurlu bir bebek miyim?

Hem de en tatlısından, demiş beşik. Bugün biraz yoruldun. Şimdi seni güzel bir uykuya hazırlayacağım.

Tosun minik ayaklarını oynatmış.

Ama biraz daha konuşmak istiyorum.

Konuşuruz, demiş beşik. Uyku gelene kadar tatlı tatlı konuşuruz.

Tam o sırada pencerenin kenarına küçük bir yıldız ışığı düşmüş. Sanki gökten minicik bir parıltı gelip konmuş gibiymiş. O parıltı hop diye yuvarlanmış ve yastığın köşesine oturmuş.

İyi akşamlar Tosun, demiş yıldız ışığı. Ben Gece Pırıltısı. Sen uyumadan önce sana eşlik etmeye geldim.

Tosun şaşkınlıkla bakmış.

Sen çok küçüksün.

Küçüğüm ama parlak bir kalbim var, demiş Gece Pırıltısı. Bu gece odanı neşeyle değil, sakinlikle parlatacağım.

Tosun bunu çok sevmiş.

Ben sakinliği seviyorum.

Biliyorum, demiş beşik. O yüzden bu gece her şey senin için çok yumuşak olacak.

Dışarıdan hafif bir yaprak hışırtısı gelmiş. Ardından pencerenin dışındaki ağacın dalından minik bir ses duyulmuş. O, her gece ninni gibi öten tombul bir serçeymiş.

Cik cik, iyi geceler Tosun, demiş serçe. Ben yüksek sesle ötmeyeceğim. Sadece sana uykunun geldiğini haber vermeye geldim.

Tosun elini hafifçe kaldırmış.

Teşekkür ederim serçe. Çok tatlı konuşuyorsun.

Çünkü gece tatlı olmalı, demiş serçe. Bebeklerin uykusu, dünyanın en kıymetli şeylerinden biridir.

Tosun bunu duyunca kendini önemli hissetmiş. Göğsünde sıcacık bir mutluluk olmuş.

Benim uykum kıymetli mi gerçekten?

Çok kıymetli, demiş annesinin sesi kapının yanından.

Annesi sessizce odaya girmiş. Yüzünde sakin bir gülümseme varmış. Tosun annesini görünce daha da rahatlamış. Çünkü annesi odadaysa her şey güvendeymiş. Annesi eğilip alnına minik bir öpücük kondurmuş.

Benim güzel Tosun’um, şimdi dinlenme vakti, demiş annesi.

Ama anne, beşik benimle konuşuyor, yıldız geldi, serçe de burada, demiş Tosun.

Annesi gülümsemiş. Çünkü anneler bazen böyle sihirli şeyleri bilir ama bozmazmış.

Ne güzel, demiş annesi. Demek ki bu gece herkes seni mışıl mışıl uyutmak istiyor.

Tosun battaniyesini çenesine kadar çekmiş.

Sen de burada kalır mısın?

Biraz burada kalırım, sonra da seni rüyalarına emanet ederim, demiş annesi.

Sallanan Mutlu Beşik usulca sallanmış. Sağ, sol… sağ, sol… Ama öyle hafifmiş ki Tosun bunu neredeyse bir bulutun üstünde süzülmek gibi hissediyormuş.

Bak Tosun, demiş beşik. Şimdi sana uyku oyununu öğreteceğim.

Uyku oyunu mu?

Evet. Önce minik parmaklarını dinlendireceğiz.

Tosun ellerine bakmış.

Parmaklarım, şimdi dinlenin, demiş.

Çok güzel, demiş Gece Pırıltısı. Şimdi ayakların da dinlensin.

Ayaklarım da dinlensin, demiş Tosun.

Şimdi göz kapakların ağırlaşsın, demiş serçe dışarıdan fısıldayarak.

Tosun gözlerini bir açmış, bir kapatmış.

Biraz ağırlaştılar galiba.

Evet, çünkü uyku sana yaklaşıyor, demiş annesi.

Odada öyle tatlı bir hava varmış ki, yastık bile daha yumuşak olmuş sanki. Battaniye, Tosun’u üşütmeden sarıyormuş. Ay ışığı, duvara küçük bir gümüş yol çizmiş. O yol sanki rüyalara gidiyormuş.

Rüyamda ne göreceğim? diye sormuş Tosun.

Belki pamuk bulutlar, demiş Gece Pırıltısı.

Belki yavaş yürüyen tatlı tavşanlar, demiş serçe.

Belki de sadece huzur, demiş beşik. Bazen en güzel rüya, sessiz ve sıcak olan rüyadır.

Tosun bunu düşünmüş. Sessiz ve sıcak bir rüya kulağına çok güzel gelmiş.

Ben sıcak rüyayı isterim, demiş.

O zaman geldi bile, demiş annesi.

Tosun annesinin parmağını minik eliyle tutmuş. Gözleri artık daha yavaş açılıp kapanıyormuş. Konuşurken bile sesi küçücük çıkıyormuş.

Anne…

Efendim canım benim?

Ben mutluyum.

Annesinin kalbi sevgiyle dolmuş.

Ben de mutluyum Tosun.

Beşik biraz daha sallanmış.

Ben de mutluyum, demiş Sallanan Mutlu Beşik.

Ben de, demiş Gece Pırıltısı.

Ben de cik cik kadar mutluyum, demiş serçe.

Tosun minicik bir gülücük bırakmış. Sonra gözleri iyice ağırlaşmış. Ama uyumadan önce son bir şey söylemek istemiş.

Hepiniz burada mısınız?

Buradayız, demiş annesi.

Buradayız, demiş beşik.

Buradayız, demiş Gece Pırıltısı.

Buradayız, demiş serçe.

Tosun derin bir nefes almış. İçine mis gibi gece kokusu, anne sevgisi ve yumuşacık uyku dolmuş. Sonra çok hafif bir sesle konuşmuş.

O zaman ben uyuyayım…

Uyu tatlı Tosun, demiş annesi.

Uyu minik kalp, demiş beşik.

Uyu küçük yıldız dostum, demiş Gece Pırıltısı.

Uyu cicili bebeğim, demiş serçe.

Ve Tosun, sallanan mutlu beşiğinde, yavaşça, sakince, huzurla uykuya dalmış.

O uyurken odadaki her şey daha da sessiz olmuş. Ay ışığı biraz daha yumuşamış. Rüzgâr bile dışarıda parmak ucunda yürür gibi esmiş. Annesi gülümseyerek üstünü son kez düzeltmiş, alnına bir öpücük daha bırakmış.

Gece boyunca Sallanan Mutlu Beşik, Tosun’u hiç korkutmadan, hiç acele etmeden, aynı tatlı ritimle usul usul sallamış. Gece Pırıltısı pencerenin kenarında nöbet tutmuş. Serçe başını kanadının altına koymuş ama arada bir gözünü açıp odaya bakmış. Herkesin içinde aynı duygu varmış: huzur.

Çünkü bazı geceler sessiz olur. Bazı geceler güzel olur. Bazı geceler ise bir bebeğin kalbine sıcacık yerleşir.

İşte o gece öyle bir geceymiş.

Tosun mışıl mışıl uyumuş.

Ve sabah olduğunda, odanın içine giren ilk güneş ışığı, sanki gece bütün eve fısıldanan o son cümleyi yeniden söylemiş:

İyi uykuların en tatlısı, küçük Tosun’a gelmiş.

Yazıyı Paylaş: