Işıklı Taş ve Küçük Yusuf Masalı
Uzak bir kasabanın kenarında, minik evlerin arasında yaşayan Yusuf adında bir çocuk vardı. Yusuf meraklıydı, çok meraklı. Her şeyi sorar, her şeyi anlamaya çalışırdı. Annesi onun bu halini severdi ama bazen babası gülümseyerek başını sallardı.
Yusufun en sevdiği şey, akşam ezanından sonra dedesiyle birlikte avluda oturup sohbet etmekti. Dedesi uzun sakallı, yumuşak sesli, bilge bir adamdı. Anlattığı her hikaye Yusufun kalbine bir tohum gibi düşerdi.
Bir gün Yusuf dedesinin yanına heyecanla koştu.
— Dede, Allah bizi neden yaratmış?
Dedesi Yusufun gözlerine baktı, yüzünde sakin bir gülümseme vardı.
— Güzel bir soru Yusuf. Allah bizi iyiliği öğrenelim, doğruyu bulalım ve güzel insan olalım diye yarattı.
Yusuf biraz düşündü.
— Peki ben iyi biri miyim dede?
Dedesi elini Yusufun başına koydu.
— İyi olmak bir yolculuktur evlat. Her gün biraz daha öğrenirsin.
O gece Yusuf uykuya dalarken bunları düşündü. Rüyasında parlak bir ışık gördü. Işık onu bir tepeye çağırıyordu. Tepede küçük ama ışık saçan bir taş vardı. Yusuf taşı eline aldığında kalbi sıcacık oldu.
Ertesi sabah erkenden uyandı. Kalbi hâlâ rüyadaki sıcaklığı hissediyordu. Kahvaltıda annesine anlattı.
— Anne, rüyamda ışıklı bir taş gördüm. Çok güzeldi.
Annesi gülümsedi.
— Belki sana bir şey öğretmek istemiştir Yusuf.
O gün Yusuf dışarı çıkıp oyun oynarken kasabanın kenarındaki eski patikaya doğru yürüdü. Patika onu hiç gitmediği bir yere götürdü. Orada yaşlı bir amca vardı. Amca yerde oturmuş, ağır bir torbayı taşımaya çalışıyordu.
Yusuf durdu, düşündü. Oyuna geç kalacaktı ama kalbi başka bir şey söylüyordu.
— Amca, sana yardım edebilir miyim?
Yaşlı adam şaşkınlıkla baktı.
— Evladım, çok sevinirim ama zor olur.
Yusuf torbanın bir ucundan tuttu. Birlikte taşıdılar. Torba ağırdı ama Yusuf şikayet etmedi. Torba yerine konunca yaşlı adam Yusufun gözlerine baktı.
— Allah senden razı olsun evladım.
O an Yusufun kalbi yine sıcacık oldu. Rüyadaki taşın sıcaklığına çok benziyordu.
Akşam olunca dedesinin yanına koştu.
— Dede, bugün birine yardım ettim. Çok mutlu oldum.
Dedesi gülümsedi.
— İşte o mutluluk kalbindeki ışıklı taştır Yusuf. İyilik yaptıkça parlar.
Yusuf şaşırdı.
— Taş gerçek değil miydi?
— Gerçekti ama kalbindeydi.
Günler geçti. Yusuf artık her gün küçük iyilikler yapmaya başladı. Kardeşine yardım ediyor, arkadaşlarını kırmamaya çalışıyor, yalan söylememek için kendini tutuyordu. Ama bir gün zor bir sınavla karşılaştı.
Okulda öğretmeni sınıfa bir kutu getirdi. Kutunun içinde renkli kalemler vardı.
— Bu kalemler sınıf içindir. Kimse izinsiz almayacak.
Ders bitince Yusuf kalemlere baktı. Çok güzellerdi. Özellikle mavi olanı çok hoşuna gitti. Kimse bakmıyordu.
Yusufun kalbi hızlı hızlı atmaya başladı. İçinden bir ses konuştu.
— Kimse görmez. Alabilirsin.
Ama başka bir ses daha vardı, daha sakin.
— Allah her zaman görür.
Yusuf ellerini geri çekti. Derin bir nefes aldı. Kalbi yine sıcacık oldu ama bu sefer biraz da zorlayıcıydı.
Akşam dedesine anlattı.
— Dede, kalemi almak istedim ama almadım.
Dedesi ciddi ama sevgi dolu baktı.
— İşte bu çok büyük bir iyilik Yusuf. Kendine karşı doğru olmak en zorudur.
Yusuf o gece dua etti.
— Allahım, beni iyi biri yap. Yanlış yaptığımda beni uyar.
Rüyasında yine ışıklı taşı gördü. Bu sefer taş daha parlaktı. Ama taşın yanında başka çocuklar da vardı. Her biri elinde küçük bir ışık taşıyordu.
Bir çocuk Yusufun yanına geldi.
— Bu ışık iyilikten mi geliyor?
— Evet, kalbimizden.
Sabah uyandığında Yusufun içinde büyük bir huzur vardı. Artık biliyordu ki Müslüman olmak sadece namaz kılmak değil, güzel ahlaklı olmak, merhametli olmak ve doğruyu seçmekti.
Bir gün kasabada küçük bir kedi yaralandı. Çocuklar korktu, uzak durdu. Yusuf yaklaştı.
— Korkmayın, ona zarar vermeyeceğim.
Kediyi dikkatle aldı, annesine götürdü. Annesi kediyi sardı, su verdi.
— Yusuf, bu çok güzel bir davranış. Peygamberimiz hayvanlara merhametli olmayı öğütlerdi.
Yusuf başını salladı.
— Ben de öyle olmak istiyorum.
Yıllar geçtikçe Yusuf büyüdü ama kalbindeki ışık hiç sönmedi. Her zor seçimde, her kararsızlıkta kalbindeki sıcaklığı dinledi. O sıcaklık onu hep doğru yola çağırdı.
Dedesi bir gün ona şöyle dedi:
— Evlat, iman kalpte başlar, davranışla büyür.
Yusuf bunu hiç unutmadı.
Ve işte bu yüzden kasabada Yusuf büyüdüğünde herkes onu güvenilir, merhametli ve dürüst biri olarak tanıdı. Çünkü o küçükken kalbindeki ışığı fark etmişti.
Masal da bize şunu fısıldar: İyilik küçükken öğrenilir, kalpte büyür ve bütün hayatı aydınlatır.