Lol Bebekleri Masalı
Bir zamanlar, Pırıltı Kutusu denilen rengârenk, yuvarlak çatılı, minik pencereli bir kasaba vardı. Bu kasabada lol bebekleri yaşardı. Her evin kapısında simli bir tokmak, her bahçede pamuk şeker gibi yumuşak çiçekler, her sokakta da minik melodiler çalan taşlar bulunurdu. Güneş sabahları kasabanın üzerine altın sarısı ışıklarını dökerken, ay geceleri evlerin çatısına gümüşten battaniyeler sererdi.
Pırıltı Kutusu’nun en neşeli günlerinden biri yaklaşmıştı: Uyku Festivali. Bu festivalde herkes yumuşacık pijamalarını giyer, yıldız fenerleri yakar, rüya kurabiyeleri pişirir ve gece olunca Ay Ninesi’nin anlattığı masalları dinlerdi.
O sabah Queen Bee, altın renkli saç fiyonkunu düzelterek bahçesine çıktı. Yanakları heyecandan parlıyordu. Diva ise pembe mikrofonunu elinde tutuyor, festival şarkısı için notalar mırıldanıyordu. MC Swag, minik sırt çantasına rengârenk çıkartmalar yerleştiriyor, Neon Q.T. ise ışıklı ayakkabılarını deniyordu.
— Bugün festival hazırlıklarının en güzel günü! dedi Queen Bee.
— Ben sahnede herkese yumuşacık bir ninni söyleyeceğim, dedi Diva, gözlerini parıldatarak.
— Ben de ritim kutumu getirdim. Ninninin arasına hafif bir pıt pıt ekleyebiliriz, dedi MC Swag.
— Benim ayakkabılarım gece yıldız gibi yanacak. Yürüdüğüm yerde küçük ışıklar oluşacak, dedi Neon Q.T.
O sırada Cosmic Queen, gökyüzüne benzeyen mor peleriniyle yanlarına geldi. Elinde yıldız biçimli küçük bir harita vardı.
— Arkadaşlar, Ay Ninesi’nden özel bir davet aldım, dedi.
Herkes merakla ona döndü.
— Davet mi? diye sordu Diva.
Cosmic Queen haritayı açtı. Haritanın üzerinde simli bir yol, pamuk bulutlardan yapılmış bir köprü ve Ay Bahçesi’ne uzanan parlak bir patika görünüyordu.
— Ay Ninesi, Uyku Festivali için “Rüya Işığı” toplamamızı istemiş. Rüya Işığı, çocukların güzel rüyalar görmesine yardım eden minicik bir parıltıymış, dedi Cosmic Queen.
Queen Bee ellerini kalbinin üzerine koydu.
— Bu çok tatlı! O zaman hemen yola çıkmalıyız.
— Yolculukta şarkı söyleyelim mi? diye sordu Diva.
— Hem şarkı söyleriz hem de yıldızları sayarız, dedi MC Swag.
— Ben ışıklı yolu bulurum! dedi Neon Q.T.
Böylece lol bebekleri, Uyku Festivali için eğlenceli bir maceraya çıkmaya karar verdi. Yanlarına rüya kurabiyeleri, sıcak süt kokulu minik termoslar, kadife battaniyeler ve yıldız şeklinde pusulalar aldılar. Onlara kısa süre sonra Merbaby, Unicorn, Roller Sk8er, Teacher’s Pet, Sugar ve Spice da katıldı.
Merbaby saçındaki inci tokayı düzeltti.
— Ay Bahçesi’ne giden yolun bir kısmı Köpük Deresi’nden geçiyor. Orada su değil, gümüş baloncuklar akar, dedi.
Unicorn sevinçle zıpladı.
— Baloncukların üstünden sekerek geçebiliriz!
Roller Sk8er patenlerinin tekerleklerini çevirdi.
— Ben en önde gider, yolu kayarak keşfederim.
Teacher’s Pet küçük defterini çıkardı.
— Herkesin rahat etmesi için yolculuk planı yaptım. Önce Pamuk Köprü, sonra Köpük Deresi, sonra da Uykulu Çiçekler Vadisi.
Sugar gülümsedi.
— Ben tatlı kurabiyeleri taşıyorum. Her mola için bir tane.
Spice başını salladı.
— Ben de tarçınlı sıcak içecekleri hazırladım. İçince insanın içi sıcacık oluyor.
Hep birlikte yola çıktılar. Pırıltı Kutusu’nun taşları, adımlarının altında minik melodiler çalıyordu. Kuşlar pamuk bulutların içinden geçiyor, güneş onlara altın renkli bir yol çiziyordu.
Bir süre sonra Pamuk Köprü’ye vardılar. Köprü gerçekten de pamuk gibiydi. Üzerine basınca hafifçe yaylanıyor, her adımda “puf puf” diye sevimli sesler çıkarıyordu. Neon Q.T. köprünün ortasında durup ayakkabılarını yere vurdu. Işıklar köprünün üzerinde dans etmeye başladı.
— Bakın! Köprü bile festival provası yapıyor gibi, dedi Neon Q.T.
— O zaman ben de ona eşlik edeyim, dedi Diva.
Diva hafif ve yumuşak bir melodi söylemeye başladı. Sesi rüzgârla birlikte köprünün üzerinden aktı. Merbaby gözlerini kapattı, melodinin içinde deniz kabuğu sesleri duyduğunu düşündü.
— Bu şarkı bana ılık dalgaları hatırlattı, dedi Merbaby.
— Bana da yeni yıkanmış battaniye kokusunu, dedi Sugar.
— Bana ise yıldızların usulca göz kırpmasını, dedi Cosmic Queen.
Köprünün sonunda küçük, parlak kanatlı bir uyku kelebeği belirdi. Kanatları mavi ve lavanta rengindeydi. Kelebek, lol bebeklerinin etrafında neşeyle döndü.
— Merhaba minik yolcular, dedi kelebek tatlı bir sesle.
Queen Bee nazikçe eğildi.
— Merhaba güzel kelebek. Biz Ay Bahçesi’ne gidiyoruz. Rüya Işığı toplamamız gerekiyor.
— O zaman doğru yoldasınız. Ama Rüya Işığı yalnızca içten gelen neşeyle parlar. Yol boyunca birbirinize güzel sözler söylerseniz ışık kendiliğinden ortaya çıkar, dedi kelebek.
MC Swag gülümsedi.
— Bu çok kolay. Çünkü biz zaten birbirimizi çok severiz.
— Queen Bee, senin liderliğin bize güven veriyor, dedi Teacher’s Pet.
Queen Bee’nin yanakları tatlı tatlı kızardı.
— Teşekkür ederim. Diva, senin sesin herkesin kalbini yumuşatıyor.
Diva mutlulukla döndü.
— MC Swag, senin ritmin yolculuğu eğlenceli yapıyor.
— Neon Q.T., sen nereye gitsen orayı ışıl ışıl yapıyorsun, dedi MC Swag.
Neon Q.T. sevinçten iki adım zıpladı.
— Unicorn, senin hayal gücün gökkuşağından bile renkli!
Unicorn ellerini açtı.
— Merbaby, senin sakinliğin bize deniz gibi huzur veriyor.
Bu güzel sözler söylendikçe havada minik parıltılar oluşmaya başladı. Kelebek kanatlarını çırptı. Parıltılar birleşip yumuşacık bir ışık topuna dönüştü.
— İşte ilk Rüya Işığı, dedi kelebek.
Cosmic Queen ışığı dikkatle cam yıldız kavanoza koydu.
— Çok güzel. Sanki içinde gülümseyen bir ay var, dedi.
Yolculuk devam etti. Köpük Deresi’ne geldiklerinde derenin içinde su yerine gümüş ve pembe baloncukların aktığını gördüler. Baloncuklar patlamıyor, aksine üstlerine basınca hafifçe yukarı zıplatıyordu.
Roller Sk8er patenleriyle en öne geçti.
— Beni izleyin. Baloncukların ritmine göre kayarsanız çok rahat geçersiniz.
Birinci baloncuk “pim”, ikinci baloncuk “pam”, üçüncü baloncuk “pum” diye ses çıkarıyordu. MC Swag hemen ritme katıldı.
— Pim, pam, pum! Bu dere tam bana göre!
Diva kahkaha atarak şarkı söyledi.
— Pim pam pum, tatlı bir yolculuk bu!
Herkes baloncukların üzerinden eğlenerek geçti. Merbaby tam ortada durdu ve derenin üzerinde dönen küçük köpük çiçeklerine baktı.
— Bu çiçekler ne kadar zarif. Sanki rüyaların saç tokaları gibi, dedi.
Sugar çantasından kalp şeklinde kurabiyeler çıkardı.
— Mola zamanı. Herkes bir rüya kurabiyesi alsın.
Spice termosunu açtı. Tarçın, vanilya ve sıcak süt kokusu havaya yayıldı.
— İçiniz ısınsın diye minik yudumlar hazırladım, dedi.
lol bebekleri köpük çimenlerin üzerine oturdular. Queen Bee kurabiyesinden bir ısırık aldı.
— Bu kurabiyenin tadı bana evimizi hatırlattı, dedi.
Teacher’s Pet defterine küçük bir not yazdı.
— Mutluluk bazen sıcak bir içecek, bazen de arkadaşlarla paylaşılan bir kurabiyeymiş.
— Bunu festival panosuna yazmalıyız, dedi Cosmic Queen.
Dinlendikten sonra Uykulu Çiçekler Vadisi’ne doğru ilerlediler. Bu vadide çiçekler konuşmazdı, ama yapraklarını sallayarak ninni melodileri çıkarırdı. Mor lavantalar “la la”, sarı papatyalar “li li”, mavi çan çiçekleri “lu lu” diye usulca seslenirdi. Hava o kadar huzurluydu ki herkesin adımları yavaşladı.
Unicorn büyük bir gökkuşağı çiçeğinin yanına yaklaştı.
— Bu çiçeğin yaprakları yedi renkli. Acaba bir dilek tutabilir miyiz?
Cosmic Queen gülümsedi.
— Güzel dilekler her zaman duyulur.
Unicorn gözlerini kapattı.
— Ben herkesin bu gece yumuşacık rüyalar görmesini diliyorum.
O anda çiçeğin yapraklarından inci gibi parıltılar süzüldü. Parıltılar havada dönerek ikinci Rüya Işığı’na dönüştü. Bu ışık, ilkinden biraz daha pembeydi ve içinde küçük yıldızlar yüzüyordu.
Diva hayranlıkla fısıldadı.
— Dileğin o kadar güzelmiş ki çiçekler bile alkışladı.
Gerçekten de vadideki çiçekler yapraklarını hafifçe birbirine vuruyor, “pıt pıt pıt” diye tatlı sesler çıkarıyordu.
Teacher’s Pet kavanozu Cosmic Queen’e uzattı.
— İkinci ışığı da güvenle yerleştirelim.
Cosmic Queen ışığı kavanoza koyunca kavanozun içi minik bir gece göğüne dönüştü. İki ışık birbirine yaklaşarak yavaşça dans etti.
Ay Bahçesi artık yakındaydı. Gökyüzü yumuşak mor renge dönmüş, ilk yıldızlar görünmeye başlamıştı. Yolun sonunda gümüş bir kapı belirdi. Kapının üzerinde “Güzel Rüyalar Bahçesi’ne Hoş Geldiniz” yazıyordu. Kapının iki yanında uyuyan ayçiçekleri vardı. Ayçiçeklerinin yüzleri gülümsüyor, yaprakları hafifçe sallanıyordu.
Kapı kendiliğinden açıldı. İçeride Ay Ninesi onları bekliyordu. Saçları bulut gibi beyaz, elbisesi gece mavisi, gözleri ise en sevgi dolu yıldızlar kadar parlaktı.
— Hoş geldiniz, sevgili lol bebekleri, dedi Ay Ninesi.
Herkes saygıyla ve sevinçle eğildi.
— Hoş bulduk Ay Ninesi, dediler hep birlikte.
Queen Bee kavanozu uzattı.
— Rüya Işıkları’nı getirdik. Yolda güzel sözler söyledik, baloncukların üzerinden geçtik, çiçeklere dileklerimizi anlattık.
Ay Ninesi kavanozu iki eliyle tuttu. İçindeki ışıklar, onun avuçlarında daha da parladı.
— Harika. Ama festival için üçüncü ve en özel ışık da gerekiyor. Ona Kalp Işığı denir. Kalp Işığı, birlikte söylenen bir ninniden doğar, dedi.
Diva heyecanla mikrofonunu kaldırdı.
— O zaman herkes benimle söylesin.
MC Swag ritim kutusunu yavaşça çalıştırdı. Neon Q.T. ışıklı ayakkabılarıyla yere minik yıldız izleri bıraktı. Merbaby ellerini kalbinin üzerinde birleştirdi. Unicorn gözlerini kapattı. Queen Bee tüm arkadaşlarına baktı ve içinin sıcacık olduğunu hissetti.
Diva çok yumuşak bir sesle başladı.
— Uyu yıldız, uyu ay, rüyalar gelsin kolay kolay...
MC Swag alçak bir ritimle eşlik etti.
— Pıt pıt kalpler, pıt pıt neşe, dostluk dolsun her köşeye...
Sugar ve Spice tatlı bir melodi ekledi.
— Vanilya gibi huzur, tarçın gibi sıcaklık, bu gece herkese tatlı rahatlık...
Sonra bütün lol bebekleri birlikte söylediler.
— Gözler kapanır usulca, düşler gelir bulutça, sevgi sarar her yanı, uyku olur yumuşacık bir anı...
Şarkı bittiğinde bahçenin ortasında kocaman, altın pembe bir ışık belirdi. Bu Kalp Işığı’ydı. Ne çok parlaktı ne de göz alıyordu; tam tersine, bir gece lambası gibi yumuşak ve huzurluydu. Herkesin yüzüne sakin bir mutluluk yaydı.
Ay Ninesi ışığı festival fenerinin içine yerleştirdi. Fener havaya yükseldi ve Pırıltı Kutusu kasabasına doğru usulca süzüldü. Ardından gökyüzünde yüzlerce minik ışık yandı. Her biri bir çocuğun güzel rüyasına giden yol gibi parlıyordu.
— Başardık! dedi Neon Q.T.
— Hem de birlikte, dedi Queen Bee.
— Bu macera kalbimde minik bir şarkı gibi kalacak, dedi Diva.
— Ben bu günü defterime yıldızlı sayfayla yazacağım, dedi Teacher’s Pet.
Ay Ninesi onlara yumuşak minderlerden yapılmış bir halka gösterdi.
— Festival başlamadan önce biraz dinlenin. Size Ay Bahçesi’nin lavanta sütünden ikram edeceğim.
lol bebekleri minderlerin üzerine oturdu. Bahçede gümüş yapraklı ağaçlar vardı. Yapraklar sallandıkça hafifçe “hışır hışır” değil, “uyu uyu” diye fısıldıyordu. Uzakta uyku kelebekleri dönüyor, gökyüzünde ay gülümsüyordu.
Spice fincanını iki eliyle tuttu.
— İçim sıcacık oldu, dedi.
Sugar başını Queen Bee’nin omzuna yasladı.
— Ben de çok huzurluyum.
Merbaby gözlerini yarım kapattı.
— Sanki deniz bile bu gece yavaşça ninni söylüyor.
Unicorn gülümsedi.
— Rüyamda gökkuşağı bulutlarında zıplayacağım.
Roller Sk8er patenlerini yanına bıraktı.
— Ben de yıldızlı bir pistte kayacağım.
MC Swag ritim kutusunu kapattı.
— Bu gece ritim bile dinlenmek istiyor. Pıt pıt yerine mışıl mışıl.
Herkes güldü. Gülüşleri bahçenin içinde minik çan sesleri gibi dolaştı. Sonra festival feneri gökyüzünden geri döndü ve Ay Bahçesi’nin üzerine yumuşak ışıklar serpti. Uzakta Pırıltı Kutusu kasabasında da herkes pijamalarını giymiş, pencerelerinden feneri izliyordu.
Ay Ninesi, lol bebeklerine son bir masal anlattı. Masal, pamuk buluttan yapılmış bir yastığın, bütün yıldızlara iyi geceler dilemesini anlatıyordu. Ses tonu o kadar yumuşaktı ki Diva bile şarkı söylemeden dinlemek istedi.
— Ay Ninesi, sesiniz battaniye gibi, dedi Diva.
— Çünkü her masal, sevgiyle anlatılınca insanı sarar, dedi Ay Ninesi.
Queen Bee gözlerini kapatmadan önce arkadaşlarına baktı. Hepsi yan yanaydı. Kavanozdaki Rüya Işıkları hâlâ hafifçe parlıyordu. O an Queen Bee’nin kalbi mutlulukla doldu.
— İyi ki birlikteyiz, dedi usulca.
— İyi ki, diye fısıldadı Cosmic Queen.
— Yarın festivalde herkese bu macerayı anlatırız, dedi Neon Q.T.
— Ama önce güzelce uyuyalım, dedi Teacher’s Pet.
— Çünkü en güzel maceralar, dinlenmiş kalplerle başlar, dedi Merbaby.
Ay yükseldi. Çiçekler ninni melodilerini biraz daha alçalttı. Uyku kelebekleri kanatlarını yavaşlattı. lol bebekleri, yumuşacık minderlerde birbirlerine yakın otururken gözleri usulca kapandı. Rüyalarında Pırıltı Kutusu kasabası, pamuk köprüler, köpük dereleri, gökkuşağı çiçekleri ve dostlukla parlayan ışıklar vardı.
O geceden sonra Uyku Festivali her yıl daha da güzel kutlandı. Queen Bee festival fenerini asar, Diva ninni söyler, MC Swag yumuşak ritimler çalar, Neon Q.T. yolları ışıklandırır, Cosmic Queen yıldız haritaları çizerdi. Merbaby huzurlu deniz melodileri getirir, Unicorn dilek çiçeklerini süsler, Roller Sk8er çocuklara neşeli kayışlar gösterir, Teacher’s Pet güzel sözleri panoya yazardı. Sugar ve Spice ise herkesin içini ısıtan tatlılar hazırlardı.
Ve Pırıltı Kutusu’nda her gece, ay ışığı pencerelere dokunduğunda, lol bebekleri birbirlerine aynı cümleyi söylerdi:
— Güzel rüyalar, pırıltılı dostum. Yarın yine neşeyle uyanalım.
Böylece kasabanın üstüne sakinlik iner, yıldızlar sessizce parıldar, çocukların rüyalarına tatlı bir macera süzülürdü. lol bebekleri de ayın gülümseyen ışığı altında, sevgiyle, huzurla ve mışıl mışıl uyurdu.
